Bu Blogda Ara

30 Kasım 2010 Salı

İtfaiye temiz su sıktı ama

10 kiloluk yayın balıkları da çırpına çırpına öldü

Karasu'daki Sakarya Nehri ölü balıkla kaplandı

Aziz Güvener- Mustafa Gül/ADAPAZARI (Sakarya), (DHA)

16:02 | 30 Kasım 2010
İtfaiye temiz su sıktı ama
  • İtfaiye temiz su sıktı ama
  • İtfaiye temiz su sıktı ama
  • İtfaiye temiz su sıktı ama
  • İtfaiye temiz su sıktı ama
SAKARYA Nehri’nin Karadeniz'e döküldüğü yer olan Karasu İlçesi’nin Yenimahalle'de, sabah saatlerinden itibaren binlerce balık oksijensiz kalarak su yüzüne çıkıp can çekişmeye başladı. 10 kilo ağırlığındaki yayın balıklarının da aralarında bulunduğu balıklar su yüzeninde çırpınırken, nehrin yüzeyi ölü balıklarla kaplandı. İtfaiye ekipleri karadan arazözlerle balıkların bulunduğu bölgelere temiz su sıkarken, Çevre ve orman Müdürlüğü ekipleri de bölgeye gitti.

Balıkçı barınaklarının da bulunduğu Yenimahalle’de nehrin üstü can çekişen balıklarla kaplanndı. 4 yıl önce de yaşandığı belirtilen bu durumu gören gören bölgedeki balıkçılar ilgililere haber verdi. Balıkların oksijensiz kaldığı ihtimalini dikkate alan belediye de hemen bölgeye itfaiye arazözlerini gönderdi ve balıkların can çekiştiği yerlere temiz su sıktı. Ancak buna rağmen birçok balık öldü. Ölen ya da can çekişen balıklar arasında ağırlıkları 10 kiloyu bulan yayın balıklarının olduğu da görüldü.

Karasu Su Ürünleri Kooeparatifi Başkanı Ali Sezerin, 2006 yılında da aynı olayın yaşandığını belirterek, “4 yıl önceki olay yine tekrarlandı. O zaman Şeker Fabrikası’ndan nehre boşaltılan atıklardan kaynaklandığı ileri sürülmüştü. Bir şekilde balıklar oksijensiz kalıp su yüzüne vuruyor. Nehirle ilgili denetim yok” dedi.

Sakarya Çevre ve Orman Müdürü Nurettin Taş da, kendilerine ihbar gelmesi üzerine bölgeye ekip gönderdiklerini kaydederek, “Aldığımız ilk bilgiye göre balıklar oksijen yetersizliğinden su yüzüne çıkmış ve bir kısmı ölmüş. Bunun nedeni nehire atık karışması olabilir” dedi.

Otomobilde vergi müjdesi..

Nihat Ergün, "Yeni bir vergilendirme sistemi üzerinde çalışıyoruz" dedi.
Elektrikli otomobiller için getirilen son vergi düzenlemesiyle ilgili soruları yanıtlayan Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, "Maliye Bakanlığı tarafından yapılan o düzenleme sadece bu tür otomobillerin vergilendirilmesi konusunda oluşan yasal boşluğu kapatmak amaçlıdır" dedi.

Bu tür araçlar için yepyeni bir vergilendirme çalışması üzerinde çalıştıklarını söyleyen Ergün, elektrikli otomobiller için getirilen vergilendirme oranlarının değiştirileceğini bildirdi.

Motor hacmi olmayan, emisyon salımı yapmayan bu tür araçların diğer araçlar gibi vergilendirilmesinin halihazırda mümkün olmadığını belirterek, bu tür araçların kullanımının yaygınlaştırılmasını sağlayan bir vergilendirme oranı oluşturulacağı müjdesini de verdi. Ergün, "Fiyatları normal araç fiyatlarına yaklaştıracak bir düşünceyle düzenleme yapılacak. Elektrikli otomobiller için farklı bir vergilendirme sistemi getirilecek" dedi. (Akşam)

Avrupa donuyor

Soğuk hava ve kar yağışı Avrupa'yı esir aldı. Kar yağışı hafta sonu Türkiye'ye geliyor. Meteoroloji'ye göre, pazar günü Uşak, Afyonkarahisar ve Kütahya'da kar yağışı bekliyor. Sağnak yağış ise tüm yurtta etkili olacak.
Meteoroloji uzmanları Aralık ayının ikinci yarısından itibaren soğuk hava dalgası beklendiğini belirterek şöyle dedi:
"Ay ortalarında bir soğuk bekliyoruz. Aralığın 15'inden itibaren soğuk hava gelecek. Aralık'ta ara ara soğuk hava dalgası var. Bu dalgalar kar yağışını da beraberinde getirebilir. Kasım ayı gibi sıcak bir ay geçirmeyeceğiz."

10:15 | 30 Kasım 2010
  • Avrupa donuyor
  • Avrupa donuyor
  • Avrupa donuyor
  • Avrupa donuyor

Avrupa kış mevsiminin etkisine giriyor. Hava sıcaklıkları eksi derecelere düşerken, özellikle kıtanın kuzeyini etkileyen kar yağışlarının önümüzdeki günlerde de devam edeceği açıklandı.

AVRUPA'da hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte kış mevsimi kendini iyice hissetirmeye başladı. Geçtiğimiz hafta özellikle Kuzey Avrupa kar yağışlarının etkisinde kalırken, sıcaklıklarda düşüş ve yağışlı havanın önümüzdeki günlerde de artarak devam etmesi bekleniyor. Uzmanlar özellikle araç sahiplerinin eksiye düşen hava sıcaklıkları nedeniyle oluşan kaygan zeminden ötürü dikkatli olmaları konusunda uyarıda bulunuyorlar.

SICAKLIK -10'A DÜŞECEK
Meteoroloji uzmanlarının verdiği bilgiye göre, Almanya yeni haftaya soğuk havalar ve kar yağışlarıyla girecek. Ülkenin sahil bölgelerinde hava sıcaklıklarının gece yarısı eksi 10 dereceye kadar düşmesi beklenirken, kar kalınlığının ise 3-5 cm.'ya kadar yükseleceği belirtiliyor. Güneyde ise hava sıcaklıklarının yine eksi 3 ile eksi 10 derece arasında değişeceği ve yer yer kar yağışının devam edeceği bildiriliyor. Pazartesi günü ise tüm bölgelerde kar yağışının devam etmesi, hava sıcaklıklarının eksi 5 ile 1 derece arasında olması bekleniyor.

NORVEÇ -35 DERECEYİ GÖRDÜ Öte yandan Norveç'in Kuzey'indeki Karasjok kentinde hava sıcaklığı dün eksi 35 dereceye, Rusya'nın Kuzey-Batısı'ndaki Petrun kentinde ise eksi 40 dereceye ulaştığı bildirildi. Sıcaklığını önümüzdeki günlerde İngiltere ve Fransa'da 1 ila 2 derece, Avusturya'da 2 ila -3 derece ve Hollanda'da -2 ila 7 derece arasında değişeceği tahmin ediliyor.

53 milyon= 4 gol, 3 asist

Avrupa Ligi'ne ön elemede veda eden Cim Bom, henüz 14. haftada lige de havlu attı. Yeni gelen oyuncularından neredeyse hiç verim alamayan Aslan, bir anlamda yanlış transfer politikasının kurbanı oldu.
Sezona ligde şampiyonluk, Avrupa Ligi’nde final hedefiyle başlayan Galatasaray, bu doğrultuda kadrosunu 4’ü yabancı, 5’i yerli olmak üzere 9 futbolcuyla takviye etti. Peki bu futbolcuların maliyeti ve performansı ne?

Galatasaray, geçtiğimiz sezon yaşanan hüsranın ardından, yeni sezona büyük hedeflerle başlamıştı. Rijkaard artık ligi daha iyi tanıyordu. Eksik yerlere yapılacak takviyelerle takım her kulvarda şampiyonluk için mücadele edecek, Türk Telekom Arena’ya ligin zirvesinde gidecekti. Hem camianın, hem de taraftarların temennisi bu yöndeydi. Ancak yapılan 9 transferin, yüksek maliyetlerine rağmen neredeyse hiç katkı sağlayamaması, Cim Bom’un ipini çekti. Avrupa Ligi’nde daha ön eleme turunda, hem de adı sanı duyulmamış bir takıma elenen Aslan, Beşiktaş mağlubiyetiyle birlikte lige de havlu attı.

16 milyon TL’ye transfer edilen Misimovic, geldikten 2 ay sonra A2 takımına gönderilirken, Serdar Özkan, Çağlar Birinci ve Musa Çağıran henüz ligde forma bile giyemedi.

Raşit Altun
 Yeni transferlerin performansı
Futbolcu Bonservis Yıllık Ücret Maç Dakika Gol Asist
Z. Misimovic 16 Milyon 5 Milyon 9 631 - 1
Lorik Cana 9 Milyon 4 Milyon 14 776 - -
E. İnsua 1.6 Milyon 1.2 Milyon 9 739 - -
Juan Pino 6 Milyon 1.2 Milyon 14 1.053 3 1
Ali Turan Bedelsiz 1.2 Milyon 13 830 - -
Mehmet Batdal 1 Milyon 600 Bin 9 268 1 1
Serdar Özkan Bedelsiz 1 Milyon 4 221 - -
Çağlar Birinci 3 Milyon 800 Bin - - - -
Musa Çağıran 1 Milyon 250 Bin - - -

Robin lezbiyen oluyor..

How I Met Your Mother’ dizisinin Robin’i Cobie Smulders’ı hiç böyle görmediniz. Maxim dergisine şuh pozlar veren Kanadalı oyuncu, “Lezbiyen bir ilişkiye başlayacağımı sanıyorum” diyerek dizinin geleceğine ilişkin önemli bir sırrı da ifşa etti.

İşte Türkiye'nin cinsel haritası

Türkiye’de her 5 erkekten biri erken boşalıyor Türkiye’de cinsel açıdan aktif her 5 erkekten biri‘erken Prof. Dr. Mustafa Faruk Usta, Türkiye'de cinsel açıdan aktif her 5 erkekten birinin ‘erken boşalma' sorunu yaşadığını açıkladı

14:39 | 30 Kasım 2010
.

Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Mustafa Faruk Usta, Türkiye'de cinsel açıdan aktif her 5 erkekten birinin ‘erken boşalma’ sorunu yaşadığını açıkladı. Prof. Dr. Usta, hastalığın en yüksek oranda Karadeniz'de, en düşük oranda ise Güneydoğu Anadolu'da görüldüğünü belirtti.

Aynı zamanda Avrupa Cinsel Tıp Derneği ve Türk Androloji Derneği Yönetim Kurulu üyesi olan Prof. Dr. Usta, dünyada ve ülkemizde en sık karşılaşılan cinsel sağlık sorununun ‘erken boşalma’ olduğunu söyledi.
Cinsel ilişki sırasında boşalmanın kontrol altına alınamamasının, hasta ya da eşinin orgazma tam olarak ulaşmadan boşalmanın gerçekleşmesi olarak tanımlandığını söyleyen Prof. Dr. Usta, “Dünyada yapılmış çalışmaların sonuçlarına göre, erken boşalma 18- 59 yaşları arasındaki erkeklerin yaklaşık yüzde 30'unda görülmektedir. Erken boşalma, cinsel fonksiyon bozuklukları içinde en sık karşılaşılan sağlık sorunudur. Erkeğin yaşam kalitesi ve cinsel hayatı üzerinde olumsuz etkilere neden olmakta ve eşler arasında ciddi boyutta stres ve kişisel ilişki bozukluklarına da sebep olabilmektedir” diye konuştu.

Bir dakikadan öncesi erken boşalma: Erken boşalma tanısının konulabilmesi için öncelikli olarak sorunun en uygun tanımının yapılması gerektiğini kaydeden Prof. Dr. Usta şunları söyledi: “Dünyada bilimsel açıdan güvenilirliği üst düzeyde olan kuruluşlar bu amaçla bazı kılavuzlar geliştirmiştir. Bu kılavuzlar incelendiğinde, boşalmanın ‘normal’ olarak belirtebileceğimiz bir süresi tam olarak kabul edilmemiş olmakla birlikte, genel olarak cinsel ilişkinin başlaması ile birlikte, 1 dakikadan daha kısa zamanda meydana gelen boşalma ‘erken boşalma’ olarak kabul edilmektedir. Bununla birlikte süre kıstası tek başına yeterli olmayıp, süreden bağımsız olarak erkeğin kendisi ya da eşinin orgazma ulaşıncaya kadar, boşalmanın ertelenmesi konusundaki yaşanan yetersizliğin varlığı da önemli bir kıstas olarak kabul edilmektedir.”5 erkekten biri erken boşalıyor: Yakın zamana kadar, ülkemizdeki erkeklerde erken boşalma sıklığını ortaya koyan herhangi bir bilimsel araştırma bulunmadığını anlatan Prof. Dr. Usta şöyle devam etti: “Buna karşılık 2009 yılında Türk Androloji Derneği tarafından ülkemizin farklı coğrafi bölgelerinde seçilmiş 17 ilde yapılan bir çalışma ‘erken boşalma’nın ülkemizdeki sıklığı konusunda çarpıcı bazı sonuçlar vermiştir.
14- 18 Kasım 2010 tarihleri arasında İspanya’nın Malaga kentinde düzenlenen Avrupa Cinsel Tıp Kongresi'nde sunulan ve ‘Journal of Sexual Medicine’ dergisinde de yayınlanan sonuçlara göre ülkemizde ‘erken boşalma’ görülme sıklığı, cinsel açıdan aktif erkeklerde yüzde 20 olarak rapor edilmiştir.” Karadenizli erkekler aceleci: 2 bin 500 gönüllü üzerinde yapılan çalışmanın sonuçlarına göre erken boşalma sıklığının en yüksek olduğu coğrafi bölgenin Karadeniz olduğunu dile getiren Prof. Dr. Usta şu bilgileri verdi: “Güneydoğu Anadolu bölgesinde erken boşalma oranı ortalamanın altında bulunmuştur. Akdeniz bölgesi erkeklerinde saptanan oran, Türkiye geneliyle benzerlik göstermiştir. Sıklıkla karşılaşılan bir sağlık sorunu olmasına karşılık, erken boşalmanın günümüzde spesifik bir tedavisi bulunmamaktadır. Bununla birlikte, kaygı giderici olarak bilinen bazı psikiyatrik ilaçların yan etkilerinden faydalanılarak erken boşalma şikayeti tedavi edilebilmektedir.”Yeni tedavi seçeneklerine ihtiyaç var: Geciktirici sprey ve kremlerin de yoğun olarak kullanılabildiğini aktaran Prof. Dr. Mustafa Faruk Usta sözlerini şöyle tamamladı: “Ek olarak davranış tedavileriyle penis duyarlılığını azaltıcı bazı cerrahi girişimlerin de hastalık tedavisinde faydalı olabileceği, özellikle Uzak Doğu kaynaklı bilimsel makalelerde rapor edilmektedir. Erken boşalmanın spesifik tedavisi ile ilgili olarak ‘Dapoksetin’ isimli ilaç ile ilgili geniş kapsamlı çalışmalar yapılmış, sözü edilen ilacın boşalma süresini anlamlı derecelerde uzatabildiği bildirilmiştir.
Bununla birlikte ABD ve Türkiye’nin de dahil olduğu birçok ülkede, ilaçla ilgili ruhsatlandırılma prosedürleri henüz gerçekleştirilememiştir. Cinsel açıdan aktif konumda olan erkeklerin önemli bir bölümünü etkileyen bu sağlık sorununun çözümünde yeni tedavi seçeneklerine ihtiyaç duyulmaktadır.”

"Haydarpaşa'da ihmal sözkonusu olabilir"

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş Brüksel’de Türk dernek yetkilileri ile bir araya geldi.

18:45 | 30 Kasım 2010
Haydarpaşada ihmal sözkonusu olabilir
Ender DURUEL / BRÜKSEL (DHA)
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş Brüksel’de Türk dernek yetkilileri ile bir araya geldi.
İstanbul’un 2012 Avrupa Spor Başkenti seçilmesinin resmen ilan edileceği törene katılmak üzere Belçika’nın başkenti Brüksel’e gelen Topbaş Büyükelçilik konutunda vatandaşlarla bir araya geldi.
Topbaş, burada yaptığı açıklamada Haydarpaşa tren garında meydana gelen yangında itfaiyenin geç müdahale ettiği eleştirisine katılmadığını söyleyerek, çatı izolasyon çalışmalarını yürüten şirketi ‘ihmal’le suçladı. Gerekli önlemlerin alınmamış olduğunu belirten Kadir Topbaş, bundan sonra gerekirse bu tür riskli işlerde çalışanların yanında seyyar yangın söndürücü tüpler bulundurmasını istedi.
Göç hakkında sorulan bir soru üzerine Topbaş, Başbakan’ın 3 çocuk tavsiyesine hak vererek şöyle konuştu:“3 çocuk yapalım diyen Başbakan haklıydı. Çünkü gerçekten Türkiye’deki nesil yaşlanmakta. Bizim yaptırdığımız tespitlere göre Türkiye nüfusu 2050 yılına kadar 90-95 milyonu bulacak. Sonrada geriye düşüş olacağını tespit ettik. Bu yüzden de sayın Başbakanımızın bütün çiftlere 3 çocuk yapmaları tavsiyesinde bulundu.”

Sen misin türbanlıyı sınava almayan!

Türbanı nedeniyle KPSS’ye alınmayan aday için ÖSYM Başkanı okula gitti, verdiği talimatla adayı 1 saat gecikmeli olarak sınava soktu, sınav sorumlusu da görevden alındı.

12:01 | 30 Kasım 2010
Prof. Dr. Ünal Yarımağan’ın istifa etmesinin ardından ÖSYM’nin başına getirilen Prof. Dr. Ali Demir, önceki gün yapılan ortaöğretim mezunlarına yönelik KPSS’de türbanlı adayı sınava sokmayan sorumlu için bir liseye denetime gitti, adayı yazılı talimatla kurallara aykırı biçimde 1 saat gecikmeli olarak sınava soktu, sınav sorumlusu öğretmen de görevinden alındı.

Hükümetin de desteğiyle üniversitelerde türbanın önünü açan YÖK’ün bu konuda nasıl bir yandaşlık içerisinde olduğunu gösteren olay, önceki gün Ankara Başkent Anadolu Lisesi’nde yaşandı. Eğitim-Sen’den alınan bilgiye göre 36 ayrı salonda yapılan ve 09.30’da başlayan sınav öncesinde adaylar tek tek arandı, üzerlerindeki bozuk para, cep telefonu, saat gibi malzemeler okul girişinde teslim alındı. Bu sırada türbanlı bir üniversite öğrencisi de sınava “ortaöğretim mezunu” sıfatıyla katılmak üzere okula geldi. Ancak salon görevlileri, adayı sınava alıp almama konusunda çelişkiye düştü. Sorunu çözemeyen salon görevlileri, daha sonra bina sorumlusuna giderek alınması gereken tavır konusunda yardım istedi. Bina sorumlusu da sınav uygulama kitapçığında “türbanlı öğrenciler sınava girebilir” şeklinde bir ifade olmadığı için ÖSYM’yi arayarak konuyla ilgili yazılı bir talimat istedi. Ancak ÖSYM’den bu konuda bir talimat gelmeyince, adaya sınava katılamayacağı tebliğ edildi.

Türbanlı aday için kuralı deldi Ancak öğrencinin şikâyeti üzerine sınav başladıktan 1 saat sonra sürpriz bir gelişme yaşandı. Prof. Dr. Ünal Yarımağan’ın istifa etmesinin ardından göreve getirilen ve 2008’de hazırlanan türbana özgürlük bildirisinde imzası bulunan ÖSYM Başkanvekili Prof. Dr. Ali Demir, saat 10.30 sıralarında okula geldi. Yaşanan gelişmelere tepki gösteren Demir, bir yazıyla türbanlı adayın sınava sokulması talimatını verdi. Demir, yazısında “Başkent Anadolu Lisesi’nde yapılan KPSS önlisans/ortaöğretim sınavına başörtüsü ile katılmak isteyen öğrencinin 10.35’te sınava alınarak sınavının tamamlanmasına izin veriyorum” dedi. Demir’in bu yazısı üzerine aday, 1 saat gecikmeli olarak sınava alındı. Oysa ÖSYM’nin açıkladığı sınav kurallarına göre sınava en fazla 15 dakika geç gelen adaylar izin formu düzenlenerek sınava alınıyor, 15 dakikadan fazla geç gelen adaylar kesinlikle sınava alınmıyor.

ÖSYM Başkanvekili’nin okuldan ayrılmasından kısa bir süre sonra da okula bu kez Ankara İl Sınav Yöneticisi Prof. Dr. Metin Balcı’nın yazısı ulaştı. Balcı, bina sorumlusunun sınavı 1 saat geciktirdiği gerekçesiyle öğleden sonraki oturumda görev yapamayacağını bildirdi.

Kestirme" diye ölümü göze alıyorlar. . .

Gümüşhane’nin Kürtün ilçesi ile Araköy köyü arasındaki 21 kilometrelik mesafeyi dolaşmak istemeyen bazı sürücüler, "kestirme" diye adeta ölüme meydan okurcasına tonlarca ağırlıktaki araçlarıyla Kürtün Baraj Gölü üzerinde yeni yapılan asma köprüden geçiyor.

10:48 | 30 Kasım 2010
Kestirme diye ölümü göze alıyorlar
  • "Kestirme" diye ölümü göze alıyorlar
  • "Kestirme" diye ölümü göze alıyorlar
  • "Kestirme" diye ölümü göze alıyorlar
  • "Kestirme" diye ölümü göze alıyorlar
Sürücüler, teknik heyetin olumlu rapor vermesi halinde hafif tonajlı araç trafiğine de açılacağı belirtilen köprünün tamamlanmasını beklemeyerek, hem kendilerini hem de köprünün geleceğini tehlikeye atıyor.

Kürtün Baraj Gölü’nün su tutmaya başladığı 2003 yılından itibaren ilçe merkezi ile Araköy arasında ulaşımı sağlanyan 11 kilometrelik kara yolu üzerindeki biri betonarme, diğeri kemer iki köprü su altında kaldı. Bu tarihten itibaren ulaşım, baraj gölü etrafından dolaşan ve Karaçukur köyünden geçen 21 kilometrelik servis yolundan sağlanmaya başlandı.

İşleri nedeniyle sık sık ilçe merkezi ve Özkürtün beldesine gitmek zorunda kalan köy halkı, stabilize yolda 7 yıldır yaşadıkları çileyi biraz olsun hafifletebilmek amacıyla baraj gölü üzerine asma köprü yapılmasını talep etti.

Köy muhtarı Abdullah Işık’ın önderliğindeki köylülerin talebi ilgili makamlar tarafından kabul görürken, söz konusu mevkiye devlet-vatandaş işbirliği ile asma köprü yapılmasına karar verildi. 300 bin liraya mal olması planlanan köprü için 240 bin lira köylüler tarafından toplandı, geri kalan para ve malzemeler ise devlet tarafından karşılandı.

Kürtün Baraj Gölü’nün Yassıkaya mevkisine kurulan 165 metre uzunluğunda, 3 metre genişliğindeki asma köprü kısa süre önce kısmen tamamlanarak yaya trafiğine açıldı. Bunu fırsat bilen bazı sürücüler ise 7 yıldır yaşadıkları yol çilesinin de etkisiyle "kestirme" diye araçlarıyla asma köprüden geçmeye başladı.

Köprüyü kullanan araçlar arasında 2 tonun üzerinde ağırlığa sahip minibüsler bile var. 10 kilometre daha fazla yol yapmak istemeyen böylece hem zamandan hem de yakıttan tasarruf etmeyi düşünen sürücüler, tonlarca ağırlıktaki araçlarıyla ayakları ve bağlantı demirleri henüz takılmamış asma köprüden geçerek adeta ölüme meydan okuyor.

RAPOR OLUMLU OLURSAAraköy Köyü Muhtarı Abdullah Işık, AA muhabirine yaptığı açıklamada, köprünün ulaşıma açılmasıyla yol çilelerinin biraz olsun hafiflediğini söyledi.

Köprünün hafif tonajlı araçların da kullanabileceği şekilde inşa edildiğini ancak bunun için bazı eksikliklerin giderilerek, ilgili kurulun onay vermesi gerektiğini ifade eden Işık, şöyle devam etti.

"Köprüye, küçük tonajlı araçların da geçebilmesi için 64 adet askı demiri takılması ve ayaklar yapılması gerekiyor. Askı demirlerinin 32 tanesini köylülerimizin imkanlarıyla maddi gücümüzü de zorlayarak aldık. Ancak başka paramız kalmadı. Demirler tamamlandıktan sonra tıpkı İstanbul Boğazı’ndaki köprüler gibi köprünün her iki yanına ayaklar inşa edilecek ve köprü, bağlantı demirleriyle ayaklar arasına gerilecek halatlara bağlanacak. Bunlar tamamlandıktan sonra, teknik heyetin yapacağı incelemede olumlu rapor vermesi halinde köprü, hafif tonajlı araç trafiğine de açılacak. Böylece 7 yıldır çektiğimiz yol çilesi biraz olsun hafiflemiş olacak."

Işık, köprü sayesinde köy ile Özkürtün beldesi arasındaki mesafenin de 1200 metreye düştüğünü kaydetti.

Galatasaray'da Arda Turan sevinci

Galatasaray'da kaptan Arda'nın takımla birlikte çalışmaya başladığı, Baros'un ise adalesinde zorlanma olduğu bildirildi.

15:33 | 30 Kasım 2010
Galatasarayda Arda Turan sevinci
SERHAN TÜRK - İSTANBUL / DHA
Galatasaray bir günlük iznin ardından, Süper Ligi'in 15. haftasında oynayacağı Kasımpaşa maçının hazırlıklarını bu sabah yaptığı antrenmanla sürdürdü.
Teknik direktör Hagi yönetiminde Florya Metin Oktay Tesisleri'nde yapılan antrenmanda sarı kırmızlı futbolcular önce 2 grup halinde 45 dakika salonda kuvvet çalışması yaptılar.Salon çalışmasının ardından oyuncular 1 No'lu antrenman sahasında düz koşu ve ısınma hareketlerinin ardından topla pozisyon ve kondisyon çalışmaları gerçekleştirdiler. Arda Turan ve Serkan Kurtuluş antrenmanın tamamında takımla birlikte çalıştı.
Beşiktaş maçında sağ bacak arka adalesinde 1. derecede zorlanma meydana gelen Milan Baros'un tedavisine başlandı. Beşiktaş maçında aldığı darbeye bağlı olarak ağrıları oluşan Elano Blumer ise dinlendirildi. Mustafa Sarp'ın da tedavisine fizyoterapist eşliğinde devam edildi.
Galatasaray, yarın sabah yapacağı antrenmanla hazırlıklarını sürdürecek.

Facebook profilinize kimler bakmış?

Facebook'ta profilinize kimlerin baktığını görebilmenizin hiçbir yolu yok!

17:12 | 30 Kasım 2010
Bunu yaptığını iddia eden bütün uygulamalar da sizi kandırarak hesabınızı ele geçirmek için kurulmuş tuzaklardan başka bir şey değil.
Facebook yönetimi sisteme böyle bir özelliği kasten koymadıklarını daha önce açıklamıştı.

Şirket yöeneticileri, bu bilgiler ışığında tatsız bir sürprizle karşılaşmamak için bu tür iddialarda bulunan uygulamalara katılmamanızı öneriyor.

Moda dünyası bu ikizleri konuşuyor

Sıfır beden trendi yerini dolgun hatlara bırakıyor, moda dünyası Camila ve Mariana Davalos kardeşleri konuşuyor. Sıfır beden trendi yerini dolgun hatlara bırakıyor, moda dünyası Camila ve Mariana Davalos kardeşleri

Futbolcuyu kestiler!

Guatemala'da Carlos Mercedes Vasquez adlı profesyonel futbolcunun öldürülmesi ülkede büyük yankı uyandırdı.

30 Kasım 2010
Futbolcuyu kestiler!
 Vasquez'in cesedinin parçalanarak, 5 plastik torba içine konulmuş şekilde bulunduğu kaydedildi. 27 yaşındaki oyuncunun cesediyle birlikte bulunan notta "Başka kadınlarla beraber olduğu için" öldürüldüğünün yazdığı bildirildi.

Wikileaks'ten ikinci Türkiye bombası

ürkiye ile İsrail arasındaki gerilime Fransız müdahalesi gelmiş!

11:47 | 30 Kasım 2010
milliyet.com.tr
Wikileaks'in dün yayınlamaya başladığı ve dünyayı karıştıran belgeleri tartışılırken, site ikinci günde de belge yayınlamaya devam etti.
Yayınlanan belgeler içerisinde Amerika'nın Paris büyükelçiliğinden yazıldığı iddia edilen ve İsrail - Türkiye ilişkilerine Fransızların müdahalesini anlatan belge dikkat çekti.
29 Ekim 2009 tarihli belgede, Fransız ve İsraillilerin stratejik diyalog toplantısında Türkiye'yi masaya yatırmasından bahsediliyor.
Erdoğan'dan İran'a nükleer izin iddiası
Fransa Dışişleri Bakanlığı'nın İsrail ve Barış Süreci masasının üst düzey diplomatlarından Frederic Bereyziat'ın verdiği bilgiye göre, İsrailliler, Türkiye'nin Başbakan Erdoğan'ın tam bilgisi kapsamında İran'ın nükleer programı için silah yapımında kullanılabilecek malzemelerin geçişine izin verdiğini söyledi.
Fransızlar ise bu iddiaya İsrail'in böyle bir suçlama yapabilmesi için elinde açık ve somut kanıt olması gerektiğini söyleyerek yanıt verdi.
İsrail tarafı ise konuyla ilgili kanıt topladıklarını ve bunları sonunda kamuoyuna açıklayacaklarını belirtti.
Netanyahu'dan bağımsız koalisyon önerisine sert itiraz
Belgede Mayıs ayındaki filo baskının ardından Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy'nin İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu arayarak, olayı soruşturmak için bağımsız bir komisyon kurulması çağrısı yaptığı belirtildi. Ancak Netanyahu'nun buna yanıtının "asla olmaz" olduğu ifade edildi.
Fransız Dışişleri Bakanlığı Genel Direktörü Pierre Sellal ile İsrail Dışişleri Bakanlığı Genel Direktörü Yossi Gal'ın katıldığı toplantı 29 Ekim tarihinde Paris'te yapıldı. Toplantı, yaklaşık 5-6 saat sürdü. Toplantıda Türkiye'nin yanı sıra Suriye, İran ve Ortadoğu barış süreci ele alındı.
Belgeyi yazan diplomat, kurulan bu mekanizmanın Sarkozy'nin İsrail ile daha yakın ilişki kurarak Ortadoğu'ya yönelik daha dengeli bir yaklaşım oluşturma girişiminin bir parçası olduğu yorumunda bulundu.
İsrail'den Fransa'ya suçlama
Belgede ayrıca, Başbakan Erdoğan'ın İsrail'in nükleer silahlarıyla ilgili açıklamalarının İsraillileri sinirlendirdiği belirtiliyor. Türkiye'nin rotasını Avrupa'dan çevirmesinden dolayı Avrupa'yı ve özellikle Fransa'yı suçlayan İsrail, eğer Avrupa Türkiye'yi daha sıcak karşılasaydı, Türkler Arap ve Müslüman dünyasında kabul görmek için uğraşmazlardı tespitinde bulunuyor. Bereyziay, İsrail'in bu suçlamasına Fransız tarafının karşı çıktığını belirtiyor.

Baba evine dönünce abisi tabancayla vurdu

GAZİANTEP'te yaşayan ve eşi tarafından kendisini aldattığı iddiasıyla Şanlıurfa'daki baba evine geri götürülen 1 çocuk annesi 21 yaşındaki G.A., iddiaya göre törelere aykırı davrandığı gerekçesiyle ağabeyi tarafından infaz edilmek istendi. 23 yaşındaki ağabey Cengiz Korkmaz tarafından tarafından tabancayla 5 el ateş edilen genç kadın, öldüğü düşüncesiyle dere yatağına atıldı. Vatandaşlar tarafından bulunan ve hastaneye kaldırılan G.A. yaşam mücadelesi verirken, kayıplara karışan ağabey ise her yerde aranıyor.

Önceki gün saat 23.00 sıralarında jandarmayı arayan bir kişi, Birecik'in Almaşar Köyü'nün dışındaki dere yatağında bir kadın cesedi bulunduğunu ihbar etti. İhbarın ardından olay yerine giden jandarmalar, kurumuş dere yatağında kanlar içerisinde buldukları genç kadının yaşadığını belirledi. Bu sırada olay yerinde toplananlar, üzerinden kimlik çıkmayan ağır yaralı kadının G.A. olduğunu söyledi. Genç kadın ambulansla götürüldüğü Birecik Devlet Hastanesi'nde yapılan ilk müdahalenin ardından hayati tehlikesi bulunduğu için Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi'ne sevk edildi.

AĞABEY 'ÖLDÜ' DİYE BIRAKMIŞ
Genç kadın yaşam mücadelesi verirken, olayla ilgili soruşturma başlatan jandarma G.A.'nın aynı köyde yaşayan annesi Ayşe Korkmaz ve babası Dağıstan Korkmaz ile Gaziantep'te yaşayan eşi Hikmet A'nın ifadelerine başvurdu. Hikmet A., uzaktan akrabası olan G.A. ile iki yıl önce evlendiklerini ve bir oğulları bulunduğunu belirterek, "Eşim beni aldatıyordu. Bunu öğrenince deliye döndüm ve kendisini alıp köydeki baba evine bıraktım" dedi.

Hikmet A'nın ifadesi doğrultusunda jandarma bu kez genç kızın annesi Ayşe Korkmaz ve babası Dağıstan Korkmaz'ın ifadesine başvurdu. Kızlarının damatları tarafından bırakıldığı sırada evde olmadıklarını söyleyen anne ve babası, "Biz evde yoktuk. Oğlumuz Cengiz, kız kardeşini alıp dereye götürüp vurmuş. Eve geldiğimizde Cengiz bize, 'Kardeşim eniştemi aldatıyormuş. Töreye aykırı hareket etti, öldürüp dereye attım' dedi. Duyunca şaşkına döndük, sonra da jandarmalar gelip bizi aldı" diye konuştu.

YARALI KADINA POLİS KORUMASI Yaşananların ardından güvenlik güçleri, kayıplara karışan Cengiz Korkmaz'ın yakalanması için çalışma başlattı. Gidebileceği adreslere düzenlenen operasyonlarda bulunamayan Korkmaz'ın yakalanması için çalışmalar sürdürülürken; ağabeyinin öldüğü düşüncesiyle bıraktığı G.A'nın tedavisine ise devam ediliyor. Tıp Fakültesi'nde tedavisi süren G.A'nın ikinci bir saldırıya uğrama ihtimaline karşı, hastanedeki odasının önünde sivil kadın polisler tarafından da nöbet tutularak, içeriye kimsenin girmesine izin verilmiyor.

Olayla ilgili soruşturma sürdürülüyor.

29 Kasım 2010 Pazartesi

Rize'de inanılmaz kuyumcu soygunu

Rize'de bugüne kadar benzeri ancak filmlerde görülebilecek bir kuyumcu soygunu gerçekleşti. Mazgal kapağını açarak dere yatağına giren hırsız ya da hırsızlar, bir marketin elektrik hattına ulaştı, uzatma kablosu çektikten sonra elektrikli beton kırıcıyla tabanı delerek kuyumcu dükkânına girdi. Hırsız ya da hırsızlar, değeri 1 milyon TL'yi bulan, 15 kilo altını çalıp kaçtı.


TÜRKİYE'DE BÖYLE SOYGUN GÖRÜLMEDİ / WEB TV
ADIM ADIM KUYUMCU SOYGUNU
Olay Çarşı Mahallesi Pazar Sokak üzerindeki Yakup Fil'e ait Karanfil Kuyumcu'da dün gece meydana geldi. Duyanları şaşkına çeviren film gibi soygun olayı iddialara göre şöyle gerçekleşti:

Pazar Sokak üzerindeki bir mazgal kapağını açarak üzeri daha önce kapatılmış olan Hamam Deresi'nin yatağına inen hırsızlar, önce kuyumcunun yanındaki marketin duvarını deldi.

MARKETTEN ELEKTRİK ÇEKTİLER  

Marketten uzatma kablosu ile elektrik çeken hırsızlar, dere yatağından biraz daha ilerleyerek kuyumcu dükkanına geldi. Elektrikli beton kırıcı ile tabanı delerek işyerine giren hırsızlar, ardından da altınların saklandığı özel kasanın beton duvarını kırdılar ve açtıkları 20 santimetre genişliğindeki delikten matkap olduğu sanılan bir alet yardımıyla yaklaşık 1 milyon lira tutarında olduğu belirtilen 15 kilo altın alarak aynı yoldan çıktı. Hırsız ya da hırsızlar, dönerken markette bulunan yaklaşık bin lirayı da alarak ortadan kayboldu.

ALARM ÇALMADI

Sabah saatlerinde işyerlerine gelen kuyumcu ve marketin sahipleri fark ettikleri hırsızlık olayını polise bildirdi. Polis çevrede inceleme başlattı. Özel kıyafetli polisler açılan mazgaldan dere yatağına girerek delil aradı. Olay Yeri İnceleme ekipleri de kuyumcu ve markette parmak izi incelemesi yaptı. Olay sırasında hırsızların kasa olarak kullanılan beton bölüme arkadan ulaşması nedeniyle kuyumcu dükkanındaki alarmın da çalmadığı belirtildi.

Bu arada polisin, kuyumcu dükkanına zeminin delinerek girilmesi, dükkan içinden çelik kapıyla ulaşılabilen altınların saklandığı bölüme betonun kırılarak ulaşılması gibi nedenlerle, hırsız ya da hırsızların iş yerini çok iyi bildiği üzerinde durduğu öğrenildi. Soygunla ilgili araştırma sürüyor.

Kunuri şehitlerimizi anıyoruz

Kunuri şehitlerimizi anıyoruz
Kuzey Kore’nin Güney Kore’ye ait olan Yeonpyeong Adası’nı bombalaması ve 4 kişinin hayatını kaybetmesinin ardından dünyanın dikkati iki düşman kardeş ülkeye çevrildi. Sarı Deniz’deki gerilim ABD ile Güney Kore’nin ortak tatbikatı ve Kuzey Kore’nin füze rampalarını sınır bölgesine taşımasıyla daha da arttı. Kore yarımadasında böyle gerilimli günler yaşanırken tam 60 yıl önce bugün Kore’de yine büyük bir askeri hareketlilik yaşanıyordu ve başrolde Türk askeri vardı.

Kışın ilk ayını güneş ve sıcakla karşılayacağız

Lodosun etkisiyle önümüzdeki hafta Marmara’da hava sıcaklığı 25 dereceye kadar çıkacak.

29 Kasım 2010
Kışın ilk ayını güneş ve sıcakla karşılayacağız
HABER MERKEZİ
Bölge, kış mevsiminin ilk ayı olan aralığı güneş ve sıcakla karşılayacak. Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü’nden alınan bilgiye göre, sıcaklıklar, güney kesimlerde 1 ile 3 derece arasında artacak, Karadeniz kıyılarında 1 ila 3 derece azalacak, diğer yerlerde önemli bir değişiklik olmayacak. Ortalama sıcaklık, mevsim normallerinin üzerinde seyretmeye devam edecek.
Lodos önümüzdeki haftada da Marmara’da etkisini sürdürecek. Lodosla birlikte hava sıcaklıkları 25 dereceye kadar ulaşacak. Edirne, Tekirdağ ve Kırklareli çevrelerinde sağanak yağış geçişleri bekleniyor.